artık bir yerden başlamak lazim...

25/4/2007 - özledim...

 

 

pişirdim sevdiğin yemekleri
suya koydum sevdiğin çiçekleri
evde ne varsa baktım elledim
özledim çok özledim
kucağımda senin aldığın bebek
dinledim hep aynı şarkıyı dinledim
mumlar bitti ben yine bekledim
özledim çok özledim
hep yürüdüğümüz sahildeyim
şu küçük tekneyi nasılda severdim
resmin buruştu terli elimde
onu denize atsam mı yoksa
bağrıma bassam mı bilemedim
önünden geçtim abonesi olduğumuz kahvenin
girip oturmaya cesaret edemedim
seni sordu bizim balıkçı
gözyaşlarımı tutsam mı yoksa
salsam mı bilemedim....

 

                                            güzel olan herseyi özledim...

Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/4/2007 - Bulutum....

 

uzanıp çimenlere bulutları izlemek istiyorum seninle.....

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/4/2007 - bozuk paradan kuleler yapmak....


Bozuk paradan
kule yapmak,
Sigara külünden;
aşık olunan kadınlar yaratmak...

Hepten yok, siyah masalara
yazmak yemyeşil bakışlarına,
hayatın büyüsünü...
Bozuk paradan
kule yapmak,
Evren çökerken üstümüze,
durup durup ağaç diplerinde
öpüşmek...
Güneş patlarken kıyamet günü,

Bozuk paradan
kule yapmak...

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/4/2007 - Eğilmemiş bir baş gibi duruyorsun bütün kuşkuların içinde....

 


Yalınlığın ve çıplaklığın ateşten tanımıdır yüzün
Sana gökkuşağı diyorum ama onun kadar var değilsin
Ağzın var,müthiş korkunçlaşıyoruz karşı karşıya gelirken
Şıklar seni topluyor ardımsıra gürültünün elleriyle
Yalınlığın ve çıplaklığın ateşten tanımıdır yüzün
Leyla değil aradığım,sana sancılarımı söylüyorum dinle
Senden önce kanlı öyküler vardı beni delice incelten
Bir uçtan diğerine koşuyorum,bulantılarım artıyor
Beni yanlış okunmuş bir dizeye benzetiyorsun,kahrolsun
Leyla değil aradığım,sana sancılarımı söylüyorum dinle
Ellerin beni deli edecek sana ellerinden haber veriyorum üzerimdeki
Yasaklanıyorum seni bir gerçek gibi hissedince yanımda yatağımdayken
Fahişe değilsin,ustaca sevişiyorsun bunu nasıl yapıyorsun yaşanan
Yaratkan kuşlarla geliyorsun bana rahat bırak tarihimi artık
Ellerin beni deli edecek sana ellerinden haber veriyorum üzerimdeki
Matlaşmayan bir renktesin yağmura adlarından hırçın olanını veriyorsun
Senden sıcak bir mevsim istiyorum pörsümüş sesler arasından
Boyası dökülmüş sulara vuruldum affet beni ey yaşanan
Affet beni ey yaşanan ruhunu ısıt ve yalıtkan kaplara doldur
Matlaşmayan bir renktesin yağmura adlarından hırçın olanını veriyorsun
Aklımda soğuk gölgelerle dolaşıyorum beni nasıl bilirsen öyle seveceğim
Eteklerinden dökülen emer ve güzel çingenelere alıştır beni
Akşam sızmaktadır bacaklarının arasından beni yorganınla ört
Ağlamıyorum,ağlamaktan kastı çirkin aynalara bakmak değil
Aklımda soğuk gölgelerle dolaşıyorum beni nasıl bilirsen öyle seveceğim
Taş değil sen toprağın can yakmayan başka bir biçimisin
Uzun bir takvimden geliyorsun,koşuyorsun ve soyunuyorsun
Bana haberler veriyorsun atların ölümünden kılıçların ışıltısından
Ve hiç geri kalmıyorsun çağının hiçbir acısını çekmekten
Taş değil sen toprağın can yakmayan başka bir biçimisin
Aşkı duyuyorum nasıl olur sen sırtında buz dağlarıyla koşuyorsun
Ben yüreğimde zift düğümleri sana bakıyorum sulak tarlalardan
Çok işçi yüzlü bir taş koyuluveriyor kasıklarıma,sağımda bir denge bitiyor
Sol tarafıma çocuklar saçılıyor,gökyüzünde büyük ülkeler keşfediyorum
Aşkı duyuyorum nasıl olur sen sırtında buz dağlarıyla koşuyorsun
Meylim var sana ,ben aslında çok eskiden müthiş bir yalancıydım
Sana yüreğime dokun diyorum,çelik kanatlar kırk kuşlar bulacaksın
Ben yürüdükçe bu şehir seni gömüyor kaldırımlara,kanıma rüzgarlar sığınıyor
Ben seninle doğmaya alışmış bir zenci değilim ve olamam ey yaşanan
Meylim var sana, ben aslında çok eskiden müthiş bir yalancıydım

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/3/2007 - sendrom

30 faktörü değmeyen tenlerin çaresizliğiydi
Kötü yanıklar...
Ve terkedilmiş bir mevsimin hüznüydü,
Zarif sonbahar...
Ben güzel hikayeler biriktiriyordum.
Şehirler arası yolculuklarda
Temize çektiğim.
Günlerin boyu uzuyordu
Umutlarımsa hep kısa
Kötü şarkılar çalıyordu platonik radyo istasyonları.
Ayaküstü bakışlar fırlatılıyordu,
Dünya'nın şeklinden kaynaklanmayan
Bir iklimde.
Benimse söyleyecek şeylerim vardı
Ki,
Zaman en kötü düşman.
Sesim sana değmeden kirlendi.
Geride sevimli yalanlar,
İkiyüzlü sevgiler...
Sesim sana değmeden,
Şarkı bitti.
Anlamı yitti kelimelerin
Sen daha iyilerine layık olduğun için
Sana değer verdiğim için
Sustum...

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/3/2007 - Hikayeci


söyleyecek hikaye kalmadı bende
acı dersen, dert dersen
boşaltırım heybemi önüne
sen istersen
mutlu masallar bile uydururum
sonu acıyla bitenleri
sana hiç anlatmam küçük kız
heybemi boşaltırım önüne
içinde ne şeker vardır
ne de bebek
dert vardır, acı vardır
omzumda taşıdıkça ağırlaşır.
sana güzel söz söylemek isterim
dilim bilmez
okşamak isterim
bunu da nasırlı ellerim bilmez
öpeyim derim
belki yanakların kirlenir diye...
ben sana en iyisi
şekerpembesi masallar anlatayım
ne dersin küçük kız?

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/3/2007 - Uzak yollardan geldim...

 

Uzak yollardan geldim
Güneş yoktu kimi zaman
Işığıyla bana yol gösterecek
Taze bir yaprağı okşayacak şefkatle
Ben, güneşimi bulmaya geldim.
Umutlarımı kaybettim kimi zaman
Toprağın öyküsünü dinledim sessizce
Başımı dizine yasladığım bir
Sevgili gibi tutkuyla
Ve bir anne gibi merhametle
Sardı beni
Ben,
Ait olduğum yeri bulmaya geldim
.
Aç ve susuz kaldım kimi zaman
Tüm ırmaklarım kurumuştu
Olgun meyvelerine erişemiyordum ağaçların
Kalbimdeki sıcaklık
Aklımdakiler

Ve söylediklerin
Kuğunun boynunu incitmeden okşayan
İnançtı...
Ben, inancımı bulmaya geldim.
Ayrıntıların olabilirliği yüzünden
Yorgundum kimi zaman
Ama anladım ki
Yüreğimizdekiler, en büyük ayrıntısıdır
Masum çocuk yüzlerini
Okşayan bakışlarımızın

Ben, seni bulmaya geldim.
Ben seni sevmeye geldim
.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/3/2007 - Bu Bizimki

 


Yıkıcı bir aşk bu,
Yıkıyor milletin ortasına
Tutku yükünü.
Bölücü bir aşk,
Ekmeği suyu bölüyor
Günde üç öğün.
Hain bir aşk bu,
Sizin eve hırsız girer
Onunkine polis.
Yasadışı bir aşk ,
Evlenmeyi
Hiç mi hiç düşünmüyor.
Soyguncu bir aşk bu,
En sıradan ezgilerden
Sevinçler devşiriyor.
Kökü dışarda bir aşk,
Dante ile Beatrice'inkine
Fena öykünüyor.
İşgalci bir aşk bu,
Samanlık sevişenin diyor
Başka şey demiyor.

Cemal Süreya

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

En iyi blog
insan olmanın gerektirdigi hersey ... hayatıma ,yaşarken olanlar daha doğrusu hayatlarimizda olan herşeyi paylaşmak....

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Bilmek gerek...

''Aldigin her nefesi firsat bil 'ot' degilsin; yeniden bitmezsin"

Arkadaşlarım

abhorrence
tibette7yil
yeniacigazetesi
sarafin
askicin
sufikalbi
1984
seldaninsepetindekiler
adaa54
yaniksevda
bahardali
becauseofyou
delaledilemin
maisiyah
samatracik2006
berdan21
fatoscb
genocide
misra
ilys
aceba35
dream00
benhaladeliyim
selininisleri
can19
apolitik
kirat01
zezemsi